| İşlem | Id | Kul | Kitap | Başlık | Şiir | Resim | İkon | Playlist | Yorum |
|
| 3 | Muco | Hayat | Haydi |
Bu sabah
Kalktığınızda, farklı bir şeyler yapın.
Mesela kendinize gülümseyin aynada.
“Merhaba!” deyin.
“Sizi gördüğüme sevindim.”
“Bugün çok şeker görünüyorsunuz.”
“Sizi bir yerden tanıyorum,”
“Böyle güzel bir yüzü asla unutmam” deyin.
Bir şeyler sevin bugün,
Mesela çiçeklerinizi,,,
Onları sularken gülümseyin.
Yapraklarını okşayın.
Annenizin saçınızı okşadığı yumuşaklıkta.
“Gününüz nasıl geçti?” diye sorun onlara.
Bir şeylere dokunun bugün.
Bir mutsuzun ruhuna mesela, ona gülümseyin.
Bir şeyleri sevin bugün.
Kaç yaşında olursa bile olsun,
Oğlunuzun saçlarını okşayın,
Kızınıza sıkıca sarılın onlara gülümseyin.
Bir yerlere uzatın ellerinizi gülümseyin.
Sevgi sözcükleriyle süsleyin gülümsemenizi.
Uzun süredir aramadığınız
Bir dostunuza uzatın gülümsemenizi.
Mesela arayın onu, “merhaba!” deyin.
Kulaklar da anlar gülümsemeyi merak etmeyin.
Bugün annenize babanıza,
O seni seviyorum sıkılığında sarılın.
Mesela onların size sarıldığı gibi gülümseyin.
Onları ne kadar çok sevdiğinizi,
Kollarınızla söyleyin.
Beden de anlar gülümsemeyi mesela.
Komşumuzun kapısını çalın mesela
Gülümseyin.
Ağzınızda maske olsa bile
Gözler, gözleri anlar mesela.
Çocuklara gülümsemeyi unutmayın,
Onlar gülümsemediğinizi anlar mesela.
Bugün kalktığınızda,
Gülümseyin hayata.
Neden ben demeyin, gülümseyin.
Hayat size gülüyorsa,
Siz ona güldüğünüz için mesela.
Hadi ama..!
Bugün gülümseyin...
|
|
| |
|
|
| 2 | Muco | Aşk | İstanbul |
Sessizliğim çökmüş, saat gece yarısı
Ben hala ayakta.
İnim inim inliyor İstanbul, sen sokakta.
Dolaşmak istiyorum sahil boyu,
Olsun istiyorum İstanbul benim,
Sesimi duy da sahibim ol benim İstanbul.
Nişantaşı altın sarısı
Beşiktaş kar beyazı,
Ya karşısı, yemyeşil Üsküdar,
Anıları saklamış Taksim tavan arası.
Alev alev Haydarpaşa,
Sahipsiz Dolmabahçe,
Ağırlar bizimle beraber, hem de pek ağırlar
Kadıköy'de;
Topkapı, Kız Kulesi ve Karaköy'den kalkan vapurlar,
Kimsesizleri ağırlar.
Gel sahibim ol İstanbul,
ben sensiz nasıl yaşarım,
Haliç’ten çıkıp Piyerloti’ye koşarım.
Seyrederim de zamana aldırmam Ayasofya’m,
Sarayburnu’ndan balık ekmek aldırmam,
Aksaray'dan dolmuş kaldırmam,
İncilerini izlerim Boğaziçi, Fatih
Nedenini bilmem, ara sıra nedensiz geçerim,
Sadece sana doymak için,
Dokunmak için, yoksa nasıl anlarım
İstanbul’da on beş milyonda bir yokluğumu,
Tıkılıp kaldım bu âlemde
Olsun istiyorum İstanbul benim,
Sesimi duy da sahibim ol benim İstanbul.
Artık sadece Adalarda atlıların terkisi,
Nerede mis gibi balık kokan balıkçı teknesi,
Artık bomboş seven gönülleri doyuran Âşıklar Tepesi
Zaten bilen de kalmadı bir İstanbul türküsü.
Ah İstanbul ah,
Olsun istiyorum İstanbul benim,
Sesimi duy da sahibim ol benim İstanbul.
|
|
| 8,9,10,11 |
|
|
| 1 | Muco | Aşk | Aşk |
Aşk
Sordum gökyüzüne, "Aşk nedir?" diye.
Karardı!
Kucak dolusu yağmurlar yağdı.
Sordum yeryüzüne, "Aşk nedir?" dedim.
Yarıldı,
Binlerce can, tohumlardan fırladı.
Aşığa sordum, "Sazımdır" dedi.
Şaire sordum, "Sözümdür" dedi.
Sevgiye sordum, "Özümdür" dedi.
Seven, "Son sözümdür" dedi.
Güneşe sordum, "Aşk nedir?" diye.
Parladı!
Baharı yaza bağladı.
Ay'a dedim, "Aşkı bilir misin?"
Döndü,
"Beni seyre gelir misin?"
Bahara sordum, hazanmış.
Seyyaha sordum, gezenmiş.
Yaradan nasıl da özenmiş.
Aşkı, aşka karşılık vermiş.
Yarına sordum, "Aşk nedir?" dedim.
Dedi: "Benim o! Hayatın anlamı."
Düne sormaz olaydım!
Ağladı.
Yaşattıkları, yaralarımı dağladı.
Güle sordum, "Dikendir" dedi.
Toprağa sordum, "Çimendir" dedi.
Sabır, "Selamete erendir" dedi.
Acı, "Çekmeyi bilendir" dedi.
Dalgalara sordum aşkı,
Köpürdü! Kumları kıyılara götürdü.
Rüzgâra sordum aşkı,
Üfürdü! Ne var ne yok, geriye süpürdü.
Mecnun'a sordum, "Leyla'dır" dedi.
Derviş'e sordum, "Mevla'dır" dedi.
Kimi, "Her derde devadır" dedi.
Kimi, gönlüne karalar bağladı.
Dağlara sordum aşkı, zirvesine hapsetmiş.
Yollara sordum, hasretle beklemekmiş.
Bazen sevgine sevgi eklemekmiş.
Bazen de hep beklediğin bir dilekmiş.
Kim bilir?
Belki tuvaldeki resimde saklı.
Belki kolyendeki isimde saklı.
Kim bilir?
Bazen bir iç çekişmiş, ruhuna giden ayrı bir nefes.
Bazen de delilikmiş, hapsolduğun
Altından bir kafes.
|
|
| |
|