Anlamlar
1.) sf.
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun.
“Bu âdet bir fabrika sahibinin acıklı hayat hikâyesiyle birlikte kondulara yayıldı.”
L. Tekin
2.) sf.
Acı görmüş, yaslı, kederli.
“Kendimi bu acı ve acıklı kitlenin bir parçası gibi hissediyordum.”
H. E. Adıvar
3.) sf.
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun:
“Bu âdet bir fabrika sahibinin acıklı hayat hikâye-siyle birlikte kondulara yayıldı.”
L. Tekin.
4.) sf.
Acı görmüş, yaslı, kederli:
“Kendimi bu acı ve acıklı kitlenin bir parçası gibi hisse-diyordum.”
H. E. Adıvar.