superlative
nounTür/suːˈpɜːlətɪv/OkunuşFrom Middle English superlatyf, from Old French superlatif, from Late Latin superlātīvus, from Latin superlātus (“carried above, over; extravagant, of hyperbole”), past participle of superfero (“carry over”), from super (“above”) + fero (“bear, carryKöken İşaretler?
a. = ad • alay = alay yollu • Alm. = Almanca • anat. = anatomi • Ar. = Arapça • argo = argo söz • ask. = askerlik • bağ. = bağlaç • bit. b. = bitki bilimi • biy. = biyoloji • bl. = bilişim • Bulg. = Bulgarca • coğ. = coğrafya • ç. = çokluk • db. = dil bilgisi • -de = -de durum ekiyle kullanılan fiil • den. = denizcilik • -den = -den durum ekiyle kullanılan fiil • dil b. = dil bilimi • din b. = din bilgisi • e. = edat • -e = -e durum ekiyle kullanılan fiil • ed. = edebiyat • eğt. = eğitim bilimi • ekon. = ekonomi • Erm. = Ermenice • esk. = eskimiş • Far. = Farsça • fel. = felsefe • fiz. = fizik • fizy. = fizyoloji • Fr. = Fransızca • geom. = geometri • gök b. = gök bilimi • hkr. = hakaret yollu • hay. b. = hayvan bilimi • hlk. = halk ağzında • huk. = hukuk • -i = -i durum ekiyle kullanılan fiil • İbr. = İbranice • İng. = İngilizce • İsp. = İspanyolca • İt. = İtalyanca • jeol. = jeoloji • kaba = kaba konuşmada • kim. = kimya • Kor. = Korece • Lat. = Latince • -le = ile edatıyla kullanılan fiil • Mac. = Macarca • man. = mantık • mat. = matematik • mdn. = madencilik • mec. = mecaz • meteor. = meteoroloji • mim. = mimarlık • min. = mineroloji • Moğ. = Moğolca • müz. = müzik • nsz. = nesne almayan fiil • öz. = özel • Port. = Portekizce • ruh b. = ruh bilimi • Rus. = Rusça • Rum. = Rumca • sf. = sıfat • sin. = sinema • Sl. = Slavca • sp. = spor • şaka = şaka yollu • T. = Türkçe • tar. = tarih • tek. = teknik • tekno. = teknoloji • tıp = tıp • tic. = ticaret • tiy. = tiyatro • tkz. = teklifsiz konuşmada • top. b. = toplum bilimi • TV = televizyon • ünl. = ünlem • vb. = ve benzerleri • yar. = yardımcı fiil • Yun. = Yunanca • zf. = zarf • zm. = zamir
-bi gibi biçimler: ünlüyle başlayan ek aldığında aldığı biçim (örn. dip → dibi).

Anlamlar

The extreme (e.g. highest, lowest, deepest, farthest, etc) extent or degree of something. • The degree of comparison of an adjective or adverb used when comparing three or more entities in terms of a certain property or a certain way of doing something. In English, the superlative of superiority is formed by adding the suffix -est or the word most (e.g. tiniest, most fully); the superlative of inferiority, by adding the word least (e.g. least big, least fully). • An adjective or adverb in the superlative degree.

Etimoloji

From Middle English superlatyf, from Old French superlatif, from Late Latin superlātīvus, from Latin superlātus (“carried above, over; extravagant, of hyperbole”), past participle of superfero (“carry over”), from super (“above”) + fero (“bear, carry”).

Eş Anlam

acme • apex • height • peak • zenith • superlative degree • above and beyond • elevation • exceptional • extraordinary • fabulous • greatest • Meridian • Pinnacle • Sterling • Summit • superadequate • superb • superlative form • tiptop • Top • unsurpassed

Zıt Anlam

Bu madde için zıt anlamlı kaydı bulunmuyor.

Dil Bilgisi

Bu madde için ek dil bilgisi bulunmuyor.

Deyimler

Bu kelimeye bağlı veya kelimenin geçtiği deyim bulunamadı.

Atasözleri

Bu kelimeye bağlı veya kelimenin geçtiği atasözü bulunamadı.

Kalıp söz

Bu kelimeye bağlı veya kelimenin geçtiği kalıp söz bulunamadı.

İlişkili Sözler

Bu madde için bağlantılı deyim, atasözü veya ilişkili söz bulunmuyor.

Çekimler ve Sözcük Biçimleri

Bu madde için kayıtlı çekim veya sözcük biçimi bulunmuyor.

Kaynak ve Kayıt Bilgisi

Kaynak sınıfıSivil kaynak
Kaynak
Wiktionary / Kaikki; Open English WordNet / OMW
Kayıt durumu
Editoryal olarak onaylandı
Sürüm / aktarım
2026-09-06
Kullanım notu
CC BY-SA / GFDL (madde kaynak lisansı); WordNet açık lisansı
Kullanım etiketleri
çapraz doğrulandı
← Sözlüğe dön