vestibule
nounTür/ˈvɛ.stɪ.bjuːl/OkunuşEarly 17th century, borrowed from French vestibule (“entrance court”), from Latin vestibulum (“forecourt, entrance court; entrance”), from vestiō (“to dress, clothe, vest”) + -bulum (“place, location”, nominal suffix). Doublet of vestibulum.Köken İşaretler?
a. = ad • alay = alay yollu • Alm. = Almanca • anat. = anatomi • Ar. = Arapça • argo = argo söz • ask. = askerlik • bağ. = bağlaç • bit. b. = bitki bilimi • biy. = biyoloji • bl. = bilişim • Bulg. = Bulgarca • coğ. = coğrafya • ç. = çokluk • db. = dil bilgisi • -de = -de durum ekiyle kullanılan fiil • den. = denizcilik • -den = -den durum ekiyle kullanılan fiil • dil b. = dil bilimi • din b. = din bilgisi • e. = edat • -e = -e durum ekiyle kullanılan fiil • ed. = edebiyat • eğt. = eğitim bilimi • ekon. = ekonomi • Erm. = Ermenice • esk. = eskimiş • Far. = Farsça • fel. = felsefe • fiz. = fizik • fizy. = fizyoloji • Fr. = Fransızca • geom. = geometri • gök b. = gök bilimi • hkr. = hakaret yollu • hay. b. = hayvan bilimi • hlk. = halk ağzında • huk. = hukuk • -i = -i durum ekiyle kullanılan fiil • İbr. = İbranice • İng. = İngilizce • İsp. = İspanyolca • İt. = İtalyanca • jeol. = jeoloji • kaba = kaba konuşmada • kim. = kimya • Kor. = Korece • Lat. = Latince • -le = ile edatıyla kullanılan fiil • Mac. = Macarca • man. = mantık • mat. = matematik • mdn. = madencilik • mec. = mecaz • meteor. = meteoroloji • mim. = mimarlık • min. = mineroloji • Moğ. = Moğolca • müz. = müzik • nsz. = nesne almayan fiil • öz. = özel • Port. = Portekizce • ruh b. = ruh bilimi • Rus. = Rusça • Rum. = Rumca • sf. = sıfat • sin. = sinema • Sl. = Slavca • sp. = spor • şaka = şaka yollu • T. = Türkçe • tar. = tarih • tek. = teknik • tekno. = teknoloji • tıp = tıp • tic. = ticaret • tiy. = tiyatro • tkz. = teklifsiz konuşmada • top. b. = toplum bilimi • TV = televizyon • ünl. = ünlem • vb. = ve benzerleri • yar. = yardımcı fiil • Yun. = Yunanca • zf. = zarf • zm. = zamir
-bi gibi biçimler: ünlüyle başlayan ek aldığında aldığı biçim (örn. dip → dibi).

Anlamlar

A small entrance hall, antechamber, passage, or room between the outer door and the main hall, lobby, or interior of a building. • A large entrance hall in a temple or palace. • An enclosed entrance at the end of a railway passenger car. • Any of a number of body cavities or channels, serving as or resembling an entrance to another bodily space. • The central cavity of the bony labyrinth of the inner ear or the parts (such as the saccule and utricle) of the membranous labyrinth that it contains. • The part of the left ventricle below the aortic orifice. • The part of the mouth outside the teeth and gums. • Clipping of vulval vestibule: the space in the vulva between the labia minora and into which both the urethra and vagina open.

Etimoloji

Early 17th century, borrowed from French vestibule (“entrance court”), from Latin vestibulum (“forecourt, entrance court; entrance”), from vestiō (“to dress, clothe, vest”) + -bulum (“place, location”, nominal suffix). Doublet of vestibulum.

Eş Anlam

foyer • antechamber • anteroom • entrance hall • front room • Hall • lobby • reception lobby • salutatory

Zıt Anlam

Bu madde için zıt anlamlı kaydı bulunmuyor.

Dil Bilgisi

Bu madde için ek dil bilgisi bulunmuyor.

Deyimler

Bu kelimeye bağlı veya kelimenin geçtiği deyim bulunamadı.

Atasözleri

Bu kelimeye bağlı veya kelimenin geçtiği atasözü bulunamadı.

Kalıp söz

Bu kelimeye bağlı veya kelimenin geçtiği kalıp söz bulunamadı.

İlişkili Sözler

Bu madde için bağlantılı deyim, atasözü veya ilişkili söz bulunmuyor.

Çekimler ve Sözcük Biçimleri

Bu madde için kayıtlı çekim veya sözcük biçimi bulunmuyor.

Kaynak ve Kayıt Bilgisi

Kaynak sınıfıSivil kaynak
Kaynak
Wiktionary / Kaikki; Open English WordNet / OMW
Kayıt durumu
Editoryal olarak onaylandı
Sürüm / aktarım
2026-09-06
Kullanım notu
CC BY-SA / GFDL (madde kaynak lisansı); WordNet açık lisansı
Kullanım etiketleri
çapraz doğrulandı
← Sözlüğe dön