sıfat, zarfTür-çı, -cıEk İşaretler?
a. = ad • alay = alay yollu • Alm. = Almanca • anat. = anatomi • Ar. = Arapça • argo = argo söz • ask. = askerlik • bağ. = bağlaç • bit. b. = bitki bilimi • biy. = biyoloji • bl. = bilişim • Bulg. = Bulgarca • coğ. = coğrafya • ç. = çokluk • db. = dil bilgisi • -de = -de durum ekiyle kullanılan fiil • den. = denizcilik • -den = -den durum ekiyle kullanılan fiil • dil b. = dil bilimi • din b. = din bilgisi • e. = edat • -e = -e durum ekiyle kullanılan fiil • ed. = edebiyat • eğt. = eğitim bilimi • ekon. = ekonomi • Erm. = Ermenice • esk. = eskimiş • Far. = Farsça • fel. = felsefe • fiz. = fizik • fizy. = fizyoloji • Fr. = Fransızca • geom. = geometri • gök b. = gök bilimi • hkr. = hakaret yollu • hay. b. = hayvan bilimi • hlk. = halk ağzında • huk. = hukuk • -i = -i durum ekiyle kullanılan fiil • İbr. = İbranice • İng. = İngilizce • İsp. = İspanyolca • İt. = İtalyanca • jeol. = jeoloji • kaba = kaba konuşmada • kim. = kimya • Kor. = Korece • Lat. = Latince • -le = ile edatıyla kullanılan fiil • Mac. = Macarca • man. = mantık • mat. = matematik • mdn. = madencilik • mec. = mecaz • meteor. = meteoroloji • mim. = mimarlık • min. = mineroloji • Moğ. = Moğolca • müz. = müzik • nsz. = nesne almayan fiil • öz. = özel • Port. = Portekizce • ruh b. = ruh bilimi • Rus. = Rusça • Rum. = Rumca • sf. = sıfat • sin. = sinema • Sl. = Slavca • sp. = spor • şaka = şaka yollu • T. = Türkçe • tar. = tarih • tek. = teknik • tekno. = teknoloji • tıp = tıp • tic. = ticaret • tiy. = tiyatro • tkz. = teklifsiz konuşmada • top. b. = toplum bilimi • TV = televizyon • ünl. = ünlem • vb. = ve benzerleri • yar. = yardımcı fiil • Yun. = Yunanca • zf. = zarf • zm. = zamir
-bi gibi biçimler: ünlüyle başlayan ek aldığında aldığı biçim (örn. dip → dibi).

Anlamlar

1.) sf.
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı.
“Divanü Lügati't-Türk: Aç ne yemez, tok ne demez.”
1.) sıfat
Yemek yemesi gereken; tok karşıtı
“Baş ağrısı bana eski ve pis otelin aç tahtakurularını bile duyurmadı.”
Ömer Seyfettin
2.) sf.
Yiyecek bulamayan.
“Ben hem öksüzüm hem yetimim hem de tam 23 saattir açım.”
Y. K. Karaosmanoğlu
2.)
Yiyecek bulamayan
“Ben hem öksüzüm hem yetimim hem de tam 23 saattir açım.”
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
3.) sf.; mec.
Gözü doymaz, haris.
“Ne aç adam!”
3.) mecaz
Gözü doymaz, gözü doymayan
“Ne aç adam!”
4.) sf.; mec.
Çok istekli, hevesli.
“Her zamanki gibi bilgiye aç, her zamanki gibi ağızları lafla, kafaları düşünceyle dolu çalçene yaratıklarız.”
A. Kutlu
4.) mecaz
Çok istekli, çok hevesli
“Her zamanki gibi bilgiye aç, her zamanki gibi ağızları lafla, kafaları düşünceyle dolu çalçene yaratıklarız.”
Ayla Kutlu
5.) zf.
Karnı doymamış olarak.
“Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense.”
O. Kemal
5.) zarf
Karnı doymamış olarak
“Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense.”
Orhan Kemal
6.) sf.
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı:
“Aç ne yemez, tok ne demez.”
Divanü Lügati't-Türk.
7.) sf.
Yiyecek bulama-yan:
“Ben hem öksüzüm hem yetimim hem de tam 23 saattir açım.”
Y. K Karaosmanoğlu.
8.) sf.; mec.
Gözü doymaz, ha-ris:
“Ne aç adam!”
9.) sf.; mec.
Çok istekli, heves-li:
“Her zamanki gibi bilgiye aç, her zamanki gibi ağızları lafla, kafaları düşünceyle dolu çalçene yaratıklarız.”
A. Kutlu.
10.) zf.
Karnı doymamış olarak:
“Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense.”
O Kemal.
11.)
aç açık kalmak yoksulluk içinde, evsiz barksız kalmak.

Etimoloji

Bu madde için etimoloji bilgisi bulunmuyor.

Eş Anlam

dilenci • fakir • haris • hevesli

Zıt Anlam

Bu madde için zıt anlamlı kaydı bulunmuyor.

Dil Bilgisi

Bu madde için ek dil bilgisi bulunmuyor.

Deyimler

Bu kelimeye bağlı veya kelimenin geçtiği deyim bulunamadı.

Atasözleri

Bu kelimeye bağlı veya kelimenin geçtiği atasözü bulunamadı.

Kalıp söz

Bu kelimeye bağlı veya kelimenin geçtiği kalıp söz bulunamadı.

İlişkili Sözler

İlişkili acından kimse ölmemiş
"kişi yoksul olabilir, işsiz ve parasız kalabilir ama aç kalamaz, mutlaka bir geçim yolu bulur" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili acından ölmek
çok acıkmak • aşırı derecede yoksul olmak
İlişkili aç aç ile yatınca arada dilenci doğar
"karı koca yoksul olursa bunların çocukları da yoksul olur" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili aç açık kalmak
yoksulluk içinde, evsiz barksız kalmak
İlişkili aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez
"aç hiçbir mazeretle susturulamaz, çocuk da istediği şeyi hemen elde etmek ister" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili aç at yol almaz, aç it av almaz
"iş gördürdüğünüz kimselerin haklarını tam olarak vermezseniz kendilerinden yararlanamazsınız" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili aç ayı oynamaz
"kendisinden iş beklenilen kimseden emeğinin karşılığı esirgenmemelidir" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili aç bırakmak
yiyecek vermeyerek karnını doyurmasına engel olmak
İlişkili aç doymam, tok acıkmam sanır
"aç insan elde ettiğinden çoğunu ister, varlıklı insan ise daha fazlasını ister" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili aç doyurmak
yoksulları beslemek
İlişkili aç elini kora sokar
"aç insan, geçimini sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili aç esner, âşık gerinir
"herkes içinde bulunduğu koşula göre davranır" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili aç gezmektense tok ölmek yeğdir
"yoksulluk ölümden de beterdir" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili aç ile dost olayım diyen peşin karnını doyursun
"ilişki kuracağımız kimsenin sağlama olanağı bulunmayan şeyi, ona güvenmeden kendimiz sağlamalıyız" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili aç ile eceli gelen söyleşir
"açın gözü hiçbir şeyi görmez, karnını doyurabilmek için kendisine güçlük çıkaran bir kimseyi öldürebilir" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili aç kalmak
karnını doyuramamak • yoksulluğa düşmek
İlişkili aç köpek fırın deler
"aç kimse karnını doyurmak için önüne çıkan engellerin tamamını aşar ve isteğini elde eder" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili aç kurt aslana saldırır
"açın gözü kararmıştır, karnını doyurmak için ölümü bile göze alarak kendisinden kat kat güçlü olan yaratıklarla boğuşur" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili aç kurt gibi
büyük bir istekle
İlişkili aç kurt yavrusunu yer
"aç olan karnını doyurmak için canavarlığın en kötüsünü bile yapar" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili aç ne yemez, tok ne demez
"yoksul kimse eline geçen şeyin iyisine kötüsüne bakmaz, varlıklı kişi ise en güzel şeylerde bile kusur bulur" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili aç susuz kalmak
yoksulluktan yaşayamayacak bir duruma gelmek • yoksul bir duruma düşmek
İlişkili aç tavuk kendini arpa ambarında sanır
"insanlar, yokluğunu, yoksulluğunu çektikleri şeyler için olmayacak hayaller, düşler kurar" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili aç, yanından kaç
aç atansa da kaç
İlişkili açın gözü ekmek teknesinde olur
"kişinin tek düşüncesi, yaşaması için gerekli olan şeyi elde etmektir" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili açın imanı olmaz
"aç olan kimseden her türlü kötülük beklenebilir" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili açın karnı doyar, gözü doymaz
"tutkulu olduğu konuda insan doyumsuzdur, yetinmek bilmez" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili açın koynunda ekmek durmaz
"kazancı yetmeyen kişi, eline geçeni hemen harcar, yarını için bir şey saklayamaz" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili açın kursağına çörek dayanmaz
"yoksulluk içinde bulunan kimsenin bir eksiği giderilse başka bir eksiği kendini gösterir" anlamında kullanılan bir söz
İlişkili açın uykusu gelmez
"aç olan kimse, kendisine ne kadar rahatlık sağlanırsa sağlansın, dinlendirilemez" anlamında kullanılan bir söz

Çekimler ve Sözcük Biçimleri

Bu madde için kayıtlı çekim veya sözcük biçimi bulunmuyor.

Kaynak ve Kayıt Bilgisi

Kaynak sınıfıKaynak sınıfı belirtilmemiş
Kaynak
Belirtilmemiş
Kayıt durumu
Editoryal olarak onaylandı
Kullanım etiketleri
mecaz
← Sözlüğe dön