Yeni bir arama isteği var
Gökyüzünden ruhuma esen bir ferahlık Dudaklarıma düşen bir iki damlasın Geceleri karanlığımı delen bir yıldız Bir can oldun titreyen yüreğime Görür görmez vurulduğum bir çiçeksin İnci çiçeğim
Nasıl da narin, nasıl da ıssız gözlerin İçine dalıp da kaybolduğum İstiridye kabuğuna hapsolmuş İnci taneleri Gözlerimi alamadığım nadide bir renksin İnci çiçeğim
Dokunmak istersin ya yıldızlara Tutmak için uzanırsın güneşe Hissetmek için durdursun zamanı Bir yağmur olup damlarsın üzerine Düşleyip ama Hayal bile edemediğim bir rüya gibisin İnci çiçeğim
Dilim damağım kuru Suya hasret yaprağım Bir damla beklerken Yazın Aşk çiçekleri ektiğim bahçemden Bana fışkıran hayat Bir kaynaksın sen İnci çiçeğim
Yaşanası bir hayat özleminde Rengârenk bir bahçe düşüyle Uzaklara dalıp izlediğim Deniz kıyısında Üzerinde çıplak ayak dans ettiğim Bir hayatsın sen İnci çiçeğim
Güneşte dudaklarımı yakan tuz İçimi kavuran susuzluk Yüreğimi parçalayan aşk Ateşinde acılarımı hissederken Çıplak ayakla koştuğum taşlı yollarda Tenime bir merhemsin sen İnci çiçeğim
Karanlık gecelerime bir güneş Kurak toprağıma yağan bir yağmur İçimdeki yangına bir serinliktin Bana bir değil üçtün beştin on beştin Issız yollarda bana Tarifi imkânsız bir eşsin İnci çiçeğim
Mis kokan dağ çiçeklerinde Rengârenk gül bahçelerinde Resimlerde, duvarlarda Şiirlerde, okuduğum en güzel romanlarda Daldığım hayallerde Dinlediğim sevda şarkılarında Masmavi denizlerde Engin gökyüzünde Önümde, arkamda, sağımda, solumda Baktığımda gördüğüm Anlamsın.
Adımsın Adım adım hayatımsın Sevdamsın Kokumsun, lezzetimsin, tadımsın Sen İnci çiçeğim.